Deniz HanifBir bardak neşenin gizli saklı adresi; Cup Of Joy!!!

Bir bardak Nese değil sadece,

Bir bardak Lezzet,

Bir bardak Sağlık,

Ve bir bardak Huzur eksik isminde.

Öyle bir gün düşünün ki…

İşiniz başınızdan aşkın.  Kalabalıklar üstünüze gelmis, yapılacaklar listesi dolmus taşmıs, yorulmuşsunuz. Sokağın ortasında, ellerinizde poşetler, sırtınızda çanta, aklınızda iş, güç, öylece bakınıyorsunuz.  Saklanmak, kendinize çekilmek istiyorsunuz bir yandan, ama bir yandan da herkese ve her şeye yakın olmak… Bebek’tesiniz, şehrin göbeğindesiniz.  Ne isterdiniz? Mümkün olsa, tam şu anda, kendinizi nereye ışınlarsınızdınız? Sakinliği, sukuneti nerede arardınız? 

 

Müjde!

Hayalleriniz hiç uzaklarda değil aslında, tam yani başınızda… Meşhur Bebek Ezmesi dükkanı vardır hani, yanında da bir eczane; bunları geçince, Yasemin Pasajı’na geleceksiniz.  Yılların Yasemin Pasajı’dır, bilirsiniz. İşte tam orada durun ve yere bakın; betondaki ayak izleri sizi hayallerinize doğru yönlendirecek, takip ediniz!

 

Küçük Prens der ki;l'essentiel est invisible pour les yeux...

yani “esas olan gözle görülmez” Ne kadar da haklı! Pasajın sadece birkaç adım içinde, gözden uzak ama size çok yakın,‘bir bardak neşenin’ gizli saklı adresi,Cup Of Joy için yazılmış sanki bu sözler.

Keyfin esası, soğuk bir pasajın ortasında, sımsıcak kahvenin yaydığı o paha biçilmez kokudur...

Ve bu kadar zıt iki konsept, birbiri ile ancak bu kadar uyum sağlayabilir! Aslına bakarsanız, ilk bakışta “sıcak” sıfatını  kullanabileceğim bir mekan da değil Cup Of Joy; benzer cafelere kıyasla ortamında “sıcaklığın” bir nevi eksik olduğunu bile söyleyebilirim.  Çünkü renkler öyle bildiğiniz yerler gibi cıvıl cıvıl, canlı canlı değil burada. Masalar yeşil mavi turuncu değil, aksine soluk hardal rengi. Duvarlar kırık beyaz, raflar demir ve tahta… Her şey daha renkli, daha düzenli olsa sırıtacaktı belli ki.  Yani sadeliği ve mütevaziliği ile fethediyor kalpleri Cup Of Joy.  Eşyalar hafif eski, hafif retro, hafif özensiz ama, hepsi müthiş bir uyum içinde yerini bulmuş; Cup of Joy buraya “cuk” oturmuş! 

Varlığıyla pasaja hayat, Bebek’e yepyeni bir tad katmış Cup Of Joy; hem de benzersiz bir tad!

Benim için asıl etkileyici yönü de menüsüdür Cup Of Joy’un. Mesela “Yok Kurabiyesi” diye birşey duydunuz mu hiç?  Dillere destan. Akıllara zarar. İçinde ne yok biliyor musunuz? Un yok, şeker yok, yağ yok, süt yok.  Bu kadar lezzetli olup bunların hiç biri nasıl yok? Hayallerimi gerçek yaptın Cup of Joy, teşekkür ederim!  

Dahası da var…

Artık kalktığımızda, yattığımızda, spordan önce, spordan sonra, yenilebilecekler listesinin (ne yazık ki!) bu kadar kısıtlı olduğu bu günlerde hala pozitif yaşamaya çalışırken, menüsünde “Fit Omlet” hatta “Ercan’ın Spor Sonrası Yulafı” gibi lezzetli mi lezzetli seçenekler bulunduran yer çok özeldir, çok önemlidir bu devirde. Bize değer verip hayatımızı kolaylaştırdığı için kalbimizdeki yeri baş köşe, günümüzdeki yeri ise her daimdir.  

 

Bazen bir bardak kahve, binlerce duygu uyandırabiliyor insanda...

ve dediğim gibi yalnızca “bir bardak neşe” eksik kalıyor bunun değerini anlatmaya.  Cup of Joy’un pasajı seyreden o karakteristik merdivenlerine oturmuş, yulaflı kurabiyenizi yiyip “cold-drip” kahvenizi yudumlarken, önünüzde bir de eski bir elektrikçi mevcut, ama nedense hiç rahatsız etmiyor; hatta bana sorarsanız işi enteresan yapan, Cup of Joy’u farklı kılan da bu nostaljik atmosfer.  Farklı olmak önemlidir, farklı olmak incecik bir çizgidir. Cup Of Joy bu dengeyi çok iyi oturtmuş, ve İstanbul’un en iyi lokal kahvecileri listesinde hak ettiği yerini bulmuş!  

Sevgiyle kalın...

Deniz HANİF....

 

 

Yazarın Makaleleri